Engin Aksöz/Yeni Dönem 

Balıkesir'de şampiyon olmuş, Bandırma'da şampiyon olmuş, hatta Turgutluspor'da bile... 'Beyaz saçlı prens' lakabıyla şöhret olan İsmail Ertekin'in istatistiklerine bakılınca aşağıdaki iddialı başlığa katılmamak elde değil...

Geçen yıl Sakaryaspor'da, bu sezon Manisa FK'de sezonu tamamlayamasa da 2019'a ait istatistiksel verileri Ertekin'in profesyonel futbol liglerinin en iyi hocası olduğuna işaret ediyor. En çok puan toplayan takımları yönetmenin yanı sıra, toplamda 30 maçta 25 galibiyetlik bir performansın sahibi olan başarılı teknik adam; bir gün mutlaka Bursaspor'a antrenör olacağını iddia etti.

Önüne gelene tokat ata ata giderken; birdenbire ve beklenmedik şekilde 'tak' diye boşa çıkıverdi İsmail Ertekin Hocam çalıştırdığı Manisa FK'den...

Puan cetveline baktım; Ertuğrul Sağlam'ın çalıştırdığı lider Yılport Samsunspor'la arasındaki puan farkı öyle atla deve değil.

Manisa'da rövanşı al, yine lidersin... (21. hafta itibarıyla Samsunspor 52, Manisa FK 50 puanda)

Geçen yıl Sakaryaspor'da da benzeri bir başlangıçla tam gaz gidilirken, birkaç küçük tökezlenme yaşansa da kaybedilmiş fazla bir şey söz konusu değildi aslına bakarsanız.

Sonra birden ne olduysa oldu; orada da önünü kesip, bırakmaya zorladılar İsmail Hoca'yı...

O zaman 'Geçimsiz midir yoksa bu adam?' diye sormadan edemeseniz de yıllardır tanırım öyle huyu suyu yoktur hocanın.

Birazdan aşağıda okuyacaksınız; başarısızlık gibi rakamsal geri düşmelerin de hiç ilgisi yok bırakıp gitmeleriyle...

Eee o zaman?..

Balıkesir'i 2 yılda 2. Lig'den Süper Lig'e; ilçesi Bandırmaspor'u en altlardan, en üstlere taşıyıp Turgutluspor'u 3'ten 2'ye çıkartınca şimdi sorma da dur; 'Nerede bir yanlışlık var ki seninle uğraşılıyor İsmail Hocam?' diye...

"Bursaspor'a antrenör olacaksa Ertekin olmalı" diyen Bursasporluların da merakını giderme adına çağırdım hocayı gazeteye, 'Gel hele bir konuşalım!' diye...

"İşsiz güçsüz adamım nihayetinde(!), çayın varsa geleyim o zaman" dedi, davete icabet ettirdik sonunda.

Hocam ne olacak senin halin böyle!.. Sakaryaspor'la gül gibi geçinip giderken üstelik işler kötü de gitmezken bir baktık boşa çıktın. Bu yıl da Manisa FK. Maşallah öyle bir girizgâhla başladın ki karşında kimse duramadı. Gelene 3, gidene 5. 'Tam yerini buldu' diyordum, mukadder akıbet burada da karşına çıktı. Yönetimler mi senin değerini bilemiyor, yoksa futbolu bilmeyenler mi iş başında?..

"Galiba ikinci söylediğin doğru. Yani futbolu çok bilmeyenlerle çalışmak!"

Sakaryaspor'da yaşadıklarınla başlayalım mı?

'Orayı bıraktığımda takım şampiyonluk adayıydı. Bitime 5 maç kala play-off garanti, şampiyonluk şansımız da en az rakipler kadar."

Peki ne oldu da bıraktırıldın?

"Kulüp Başkanı Cevat Ekşi bir gün yanıma gelip, 'Hocam kan değişikliği yapmak istiyoruz' dedi. 'Hayrola başkan, olumsuz giden bir şey mi var?' desem de onlar çoktan kararını vermiş bile. Bizim camiada kulisler hiç eksik olmaz. Amiyane deyimle altını oymak için fırsat kovalarlar. Birinin yerine gelmek isteyen, 'Beni alın daha iyisini yaparım' iddiasındadır. Bıraktık tabii. Yerime eski Bursasporlu oyuncu Şaban Yıldırım getirildi."

Peki, oyuncularla sorun yaşandı mı aranda?

"Yaşanmadı dersem doğru söylememiş olurum. Ankara Demirspor maçında takımın performansını beğenmeyince yönetime 'Bundan sonra prim verilmesin' diye bir talebim oldu. Oyuncu tayfası parayı cebinde görmeden oynamak istemez. Tepki koyup, kızanlar oldu. Gidişimde belki bu çıkışımın etkisi olmuştur."

Sonuç peki?

"Sakarya, play-off finalini oynadığı Bursa'da Karagümrük'e 2-0 yenilerek Spor Toto 1. Lig şansını değerlendiremedi."

Sezon öncesi seninle konuşurken Manisa FK'yı anlata anlata bitiremiyordun. İşler de fena gitmezken ne oldu da yine sonunu getiremedin?

"Manisa FK kuruluş mazisi çok yeni olsa da tesisleşmesini tamamlamış; parasal sorun yaşamayan gerçekten 'şahane' yakıştırmasına layık bir camia. Ödemeleri ben görevdeyken hiç aksamadan yerine getirip, günü gününe gerçekleştirdiler. Maçlarımızı da Manisa Stadı yerine 4 bin kişilik kapasitesi olan kendi stadımızda oynadık. Başkan Mevlut Aktan normalde hiç ortalıkta görünmezdi. CEO ile yönetilen bir kulüptük, düşünebiliyor musunuz? O CEO'yu da bilmeyen yoktur. Bursaspor'un eski oyuncularından Levent Devrim en tepedeki yönetici pozisyonuyla şubeyi organize ederdi."

Evinde bildiğim kadarıyla İnegölspor'a karşı alınmış 2-0'lık yenilgi dışında firen filan yok. Bakılınca başarısızlık da söz konusu değil gibi görünse de bir gün aniden istifaya zorlanıyorsun!

"Aynen öyle oldu. Sakarya'da başıma gelenlerle burada da yüzleştim ne yazık ki! Belediye Başkanı 'Teknik kadroda değişim yapalım' demiş. 'Emir demiri keser' diyen kimse çok doğru söylemiş. Bu talebi Başkan Aktan tarafıma 'Hocam bir kan değişikliği düşünüyoruz' diye iletince; bize de ceketi alıp Bursa'ya dönmek düştü."

Önüme koyduğun bir istatistik var. İnanamadım. Bu satırlardan okurlarımıza da açıklarsan iyi olur diye düşüyorum...

"Profesyonel liglerde 2019 futbol sezonu itibarıyla en çok puan toplayan, en başarılı teknik direktör benim. Şenol Güneş'in bile üzerine çıkmış durumdayım. Sakaryaspor'da 13 maç 12 galibiyet, 1 beraberlik, Manisa FK'da 17 maç sonunda 13 galibiyet 1 yenilgi. Bu skalaya erişebilen ikinci bir antrenör daha yok!

Son 10 yıla dönük değerlendirme yapacak olursam; 4 şampiyonluk kazanıp, 3 play-off oynamışım. 9'da 7'lik bir başarı durumu söz konusu.

Bursa'da Oyak Renault'u çalıştırırken herkesin 'düştü' gözüyle baktığı kadroyu ligde tuttum. Mütevazı olacak değilim; yanı sıra kulübün kazandığı iki şampiyonlukta da % 50 katkım var."

Gelelim en önemli soruya. Yıllardır Bursaspor için ismin geçer ama bir türlü seninle çalışmaya kimse cesaret edemez. Birikimine mi güvenilmiyor yoksa huyun, suyun, karakterin mi birilerinin hoşlarına gitmiyor?

"Bir zamanlar futbolcusu, antrenörü ve menajeri olduğum Bursaspor'la ismimin geçmesi güzel bir şey. Çalışmamız için demek ki koşullar oluşmamış. Şu aşamada gündeme gelmenin de bir anlamı yok. Takım iyi pozisyonda. İbrahim Üzülmez de kurduğu kendi organizasyonunda hayli başarılı bir grafik çiziyor. Ben sezon bittiğinde şampiyon olarak Süper Lig'e çıkılacağına inanıyorum. Bana göre bu ligin favorisi Bursaspor'dur."

Kulübün farklı organizasyonlarında görevlerde bulundun. O günle bugün arasında ne gibi farklar var?

"Ana sorun kulübü yönetenlerde! Aslında bu durum Türk futbolunun da hastalığı. Yönetenler çabuk başarı istedikleri için, en küçük bir tökezlemede teknik adam değişikliğine gidiliyor. Oysa başarı için istikrar gerekir. Teknik adamlarla, futbolcu kadrosunda sıkça yapılan yapboz benzeri hamlelerin bir sonuç getirmediği ortada. Bugün Barcelona ve Liverpool gibi organizasyonların başarıları konuşuluyorsa, bunun ana nedeni istikrarlı kulüp düzenine sonuç ne olursa olsun sahip çıkmalarıdır. Bize dönersek; yönetimler yapacaklarına değil, yapmayacaklarına odaklanıyor. Sistemin kişileri değil, kişilerin sistemi öne çıkartılmalı. Yönetici kulübün mali sorunlarına yoğunlaşırken, gelirleri nasıl artırabileceğinin izini sürmeli."

Öz eleştiri yaptığın oldu mu hiç?

"Hiç olmaz mı! 29 yıllık antrenörüm. Ben de zaman zaman hatalar yapıp, tecrübesizliğimin cezasını çektim. Ama bulunduğum konum itibarıyla teknik kariyerimin uçlarında gezindiğimi söyleyebilirim. Rakamlar ortada, çalıştığım kulüplerdeki başarılarım da..."

Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

"Bir gün Bursaspor'un başına geçeceğime inanıyorum. Biraz iddialı bir tavır olacak ama bundan böyle sorunlu kulüpte çalışmak istemem. Çünkü oralarda başarılı olmak neredeyse imkânsız."

Bu güzel söyleşi için sana çok teşekkür ediyorum sevgili Ertekin...