hakandincturk @ bspor.net

Pazar günü bizim için umutlu başladı…mutsuz bitti…Ancak bu hafta bize gösterdi ki içinde bulunduğumuz ligde her takım her takımı yene bilir… Her takım her takımdan puan alabilir. Dolayısı ile kaybedilen bu maç Bursaspor için her şey demek değil... Ancak artık silkelenip kendimize gelmemiz gerektiğine ilişkinde ağır bir uyarı oldu.

MAÇ ANALİZİ:

Bursaspor, pazar akşamı Altınordu’dan sonra bu ligin en genç ve 1.750.000 Euro takım değeri ile en ucuz kadrosuna mağlup oldu. Futbol oyunu hakemin düdüğü ile sahada başlar, sahada oynanır ve sahada kazanılır. Bu neden ile alınan mağlubiyet ile ilgili  şapkayı önüne koyacak olan İbrahim Üzülmez ve öğrencileridir. Bundan ötesi boş bir muhabbettir. Bursaspor’un mevcut kadrosu bireysel isimler olarak bakıldığında şu an bulunduğu ligin en kariyerli ve en iyi kadrosudur. Bu yol kazasına rağmen sezon sonunda ipi göğüsleyeceğimize ise hiçbir şüphem yoktur.

Eskişehirspor ise lig serüveninde, altyapısından yetiştirdiği gençler ile onurlu ve alkışı hak eden bir mücadele veriyor. Hepimizin gençlerin gösterdiği bu mücadeleye saygı duyması gerekmektedir. Umarım sezon sonunda ligde kalmayı başarırlar. Son dört maçları bana Avrupa Şampiyonu olan Yunanistan Milli takımının oyun sistemini anımsattı. Eskişehirspor, maç genelinde defansif bir kurgu ile çok koşan, mücadele eden   ve haddini bilerek oynayan bir takım. Sabırla savunmada bekliyorlar ve az da olsa bulabildikleri pozisyonları değerlendiriyorlar. Son 4 maçta buldukları toplam gol sayıları üç  ve karşılığında aldıkları ise sekiz puan. Buldukları skorlara göre topladıkları muazzam bir puan. Eskişehirspor kalecisi Ekrem Kılıçarslan’ı çok beğendim. Genç kaleci haftalardır kalesinde takımına güç ve güven veriyor.

MAÇ ÖNÜ DEĞERLENDİRMESİ:

Maç öncesi süreç iki takım tribünleri arasında dostluk mesajları ile başladı. Birbirine yakın coğrafyada olan ve kendi şehirlerinin takımına gösterdikleri yürekten bağlılık iki camianın benzer yönlerini oluşturuyor. Bursaspor’un şampiyonluğunu kutlayan ilk tribünlerden birisidir Eskişehir Tribünleri… Rahmetli İbrahim Yazıcı’nın vefatı sonrasında açmış oldukları pankart halen hafızamızdadır. Adanaspor deplasman yolculuğu sırasında kaza geçiren taraftar minibüsümüzde yaralananların yanına ilk koşan onlardır. Yeniden Zirveye sloganı ile başlattığımız SMS kampanyasına Eskişehir Tribününden de katılımlar tarafımızca unutulmamıştır.

Hangi tribün daha iyi tartışması da kanımca gereksiz bir tartışmadır. Her iki tribünde Türk Futbolunda ilkleri gerçekleştiren ve diğer takım tribünlerine örnek olan tribünlerdir. Bursaspor tribünlerinin hazırlamış olduğu kareografiler halen dillerdedir. En kalabalık deplasman rekoru ise halen kırılabilmiş değildir.

Eskişehir tribününün de bu maç hakkını teslim etmek gereklidir. Tek renk(Siyah) giyerek geldikleri Bursa deplasmanında maçın başından sonuna kadar takımlarına inanarak ve yürekten destekledirler.

Deplasman seyirci kontenjanı sınırlı olduğundan dolayı Eskişehir, Bursa, Göztepe, Ankaragücü  gibi takımların deplasmanları 1.500-2000 kişilik kemik tribüncüler ile yapılır. Dolayısı ile bu tribünlerin deplasmanlarda daha organize bir görüntü sergilenmesi kadar doğal bir durum da yoktur. Güzel olan ise iki tribünde dostluk içerisinde ve maçın hakkını vererek agresif bir şekilde takımlarını destekledirler.

MAÇ SONU DEĞERLENDİRMESİ:

Doğanın bir kanunu olarak maç sonunda galip olan takım ve galip takımın taraftarları sevindiler. Kimileri tarafından bu sevincin tepkisi aşırı bulundu. Ben , Bursaspor taraftarına ve şehrine karşı kasıtlı bir durum olduğunu düşünmüyorum. Bunu düşünmememin sebebi ise Keçiörengücü maçı sonrasında alınan galibiyet ve Adanaspor, Boluspor beraberlikleri sonrasında da Eskişehirspor taraftarlarının  benzer sevinçleri göstermiş olmasıdır. Düşünün ki bütün futbolcuları sözleşmelerini fesih ederek takımdan ayrılmış ve şehri terk etmiş bir takımın taraftarısınız, lige rakiplerinizin (-9) puan gerisinde başladınız ve ‘BizBizeYeteriz’ sloganı ile  altyapıdan profesyonel yaptığınız 17-18-20 yaşında gençler ile mücadele veriyorsunuz ve bu gençler her geçen hafta ligde kalma adına umutlarınızı güçlendiriyor. Bu gençlere olan inancımızı göstermek ve onlara öz güven vermek için bizde olsak daha  farklı hareket etmezdik. Çok uzağa gitmeye de gerek yoktur. Ligin ilk üç haftasında transfer tahtamız kapalı iken ve altyapıdaki gençlerimiz ile mücadele eder iken bizlerde farklı bir psikolojide değildik. Unutulmasın, Eskişehirspor ligin sonuna kadar bu genç futbolcular ile mücadele edecek, onların özgüvenlerini yüksek tutmak ve motivasyonlarını artırmak için ellerinden ne geliyor ise yapmaları normaldir. Bu durumu çok büyütmemek gerekmektedir.

Keçiörengücü, Adanaspor ve Bolu Maçlarındaki umut ışıkları Bursaspor maçı sonrasında ise tavan yapmış ve şehrinde artık takımlarına inanmalarına neden olmuştur. Bu sevinç patlamasının nedeni Eskişehirspor’un Bursaspor’u yenmesinden dolayı değildir. Önümüzde ki haftalar bu dediğimi teyit edecektir.

GENEL DEĞERLENDİRME: 

Yıllardır oynanan ortaoyunu ve İstanbul hegemonyasını yıkacak kapasiteye sahip iki güzide kulübünde yeri bu lig değildir. Bursaspor’un bu sezonu şampiyon bitireceğine ve Eskişehirspor’un ise ligde kalacağına tüm kalbimle inanıyorum. Eskişehirspor’un amatör ruhlu gençlerinin de ilerleyen haftalarda aynı mücadeleyi göstererek Bursaspor’un birçok rakibine çelme takacağına ve şampiyonluk yolunda bize faydalarının dokunacağına da inancım tamdır.

Her iki kulüpte yoğun ekonomik problemlerle boğuşmaktadır. Şehirlerin ekonomik dinamikleri ve şehir belediyeleri ise takımlara mesafeli durmaktadır. Bu konuda gerçekçi olunması gerekli ise biz Eskişehirspor’a göre biraz daha şanslıyız. Özellikle BTSO önderliğinde başlatılan yardım kampanyası ile bir yudum daha nefes alabildik.

Bu aşama da şunun önem ile altını çizmekte fayda vardır ki; Bursaspor tarafı olarak Eskişehir tribününe yaptığımız otobüs desteği Eskişehir tribününün acizliği ile alakalı değildir. Nasıl ki yıllarca takımlarının her deplasmanına gitmişlerse, Bursa deplasmanına da aynı şekilde gelirlerdi. Bundan sonra da takımlarının her deplasmanına gidecek ve tribünleri dolduracaklardır.

Bizim yaptığımız şehir kulüplerinin sahipsiz bırakılmasına ilişkin bir protesto ve konuya farkındalık yaratma adına yapılmış olan sadece sembolik bir yardımdır. Keşke Bursaspor’un da Eskişehirspor’unda tüm problemleri iki otobüs ile çözüle bilse. Bizim vermeye çalıştığımız mesaj skor ile maç neticesi ile alakalı hiçbir zaman olmadı ve olmayacakta.  Bu neden ile özellikle sosyal medyada her iki taraftan da bir kısım kendini bilmez kişiler sığ bir tartışma ortamı yaratmak ile ilgili ısrarlarlarını sürdürseler de  biz  doğru bildiğimiz yoldan ayrılmayacağız.

KISSADAN HİSSE:

Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş.

Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

"SUÇ HEP O SARI ÖKÜZ''DE..."

Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:

"Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz''de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz''ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

"AFERİN SİZİ KUTLARIZ!"

Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk''u istemişler:

"Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk''u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

"NEREDE KAYBETTİK BİZ BU SAVAŞI?"

Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar.

Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz''ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli "Biz" demiş, "Sarı Öküz''ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı..."

Biz yıllarca kendimiz gibi olanı düşman gibi gördük.. Kendimiz gibi olana acımadık… Kendimiz gibi olanı hep feda ettik.. Sakaryaspor’u verdik… Kocaelispor’u verdik..Samsunspor’u verdik... Mersin İdman Yurdu’nu verdik... Gaziantepspor’u verdik..

Bizim mücadelemiz Eskişehirspor’u, Bursaspor’u da vermemek adına aslan görünümlü bu Sırtlanlarladır.

Saygılarımla…